İhtimallerin Gölge Boyu<div>Henüz atılmamış bir zarın sesidir bu,</div><div>Siyah bir boşlukta parlayan binlerce aynanın aksi.</div><div>Gerçeklik, katı bir duvar gibi dururken önümüzde,</div><div>Spekülatif bir fısıltı yıkar o duvarı; sessiz ve aksi.</div><div>"Ya şöyle olsaydı?" diye başlar her büyük fırtına,</div><div>Zamanın büküldüğü o ince, tekinsiz sızıda.</div><div>Gelecek, avuçlarımızda şekil bekleyen soğuk bir kil,</div><div>Düşünce ise, o kile can veren hırslı bir sızıda.</div><div>Yarın, bugünden çalınmış bir kurgu belki de,</div><div>Kökleri hayalin toprağında, dalları boşlukta.</div><div>Olabilirlik, bir uçurumun kenarında yürümek gibidir,</div><div>Hem varlığın zirvesinde, hem mutlak yoklukta.</div><div>Bir kelebeğin kanadında saklıdır imparatorluklar,</div><div>Ve bir toz zerresinde gizlidir evrenin sonu.</div><div>Spekülatif bir dokunuşla uyanır tüm uykudaki devler,</div><div>Zihin, kendi yarattığı labirentte ararken yolu.</div><div>Sınırları çizilmemiş bir haritadır insan ruhu,</div><div>Kıyıları spekülasyonla dövülen hırçın bir deniz.</div><div>Gerçek sadece bir duraktır, asıl yolculuk ise;</div><div>Olmayanın peşinde bıraktığımız o derin iz.</div>